14 Haziran 2026 · Av. Meryem Taş
Boşanma Sürecinde İlk Hukuki Adımlar: Kapsamlı Rehber
Boşanma davası öncesinde hazırlanması gereken belgeler, deliller, velayet, nafaka, tazminat ve mal paylaşımı talepleri hakkında kapsamlı rehber.
Boşanma sürecinde ilk hukuki adımlar
Boşanma kararı yalnızca evlilik birliğinin sona ermesini değil; çocukların geleceğini, tarafların ekonomik durumunu, ortak yaşam alanını ve malvarlığı ilişkilerini de etkileyebilir. Bu nedenle dava açmadan önce olayların, taleplerin ve mevcut belgelerin sistemli biçimde değerlendirilmesi önem taşır.
Her evliliğin koşulları farklıdır. Başka bir boşanma dosyasında izlenen yöntem veya internetten edinilen genel bilgiler, somut olay bakımından doğru sonuç vermeyebilir. İlk aşamada amaç mümkün olduğunca hızlı dava açmak değil; hak kaybına yol açmayacak, uygulanabilir ve delillerle desteklenebilen bir yol haritası oluşturmaktır.
1. Acil bir güvenlik riski olup olmadığını değerlendirin
Fiziksel, psikolojik, ekonomik veya cinsel şiddet, tehdit ya da ısrarlı takip söz konusuysa öncelik boşanma davasının hazırlanması değil, kişinin ve varsa çocukların güvenliğinin sağlanmasıdır.
6284 sayılı Kanun kapsamında şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kişiler hakkında yaklaşmama, iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme, ortak konuttan uzaklaştırma, geçici koruma ve barınma sağlanması gibi koruyucu veya önleyici tedbirler değerlendirilebilir. Bu tedbirler için boşanma davasının açılmış olması zorunlu değildir. Acil durumlarda 112 Acil Çağrı Merkezi, kolluk birimleri, Cumhuriyet Başsavcılığı, aile mahkemesi ve Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi gibi mercilere başvurulabilir. 6284 sayılı Kanun, şiddet mağdurlarının yanı sıra çocukları, aile bireylerini ve tek taraflı ısrarlı takip mağdurlarını da kapsamaktadır.
Şiddet veya tehdit altında bulunan kişinin yalnızca delil toplamak amacıyla kendisini tehlikeye atması doğru değildir. Güvenli bir yere geçmek, sağlık kuruluşuna başvurmak ve yaşanan olayların resmî kayıtlara geçirilmesini sağlamak daha öncelikli olabilir.
2. Boşanmanın anlaşmalı mı, çekişmeli mi olacağını belirleyin
Boşanma sürecinin nasıl yürütüleceği, tarafların hangi konularda uzlaşabildiğine göre değişir.
Anlaşmalı boşanma
Evlilik en az bir yıl sürmüşse eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin açtığı davayı diğer eşin kabul etmesi hâlinde anlaşmalı boşanma gündeme gelebilir. Ancak yalnızca “boşanmayı kabul etmek” yeterli değildir.
Tarafların özellikle şu konularda anlaşması gerekir:
-
Boşanmanın mali sonuçları
-
Varsa çocukların velayeti
-
Çocuklarla kurulacak kişisel ilişkinin gün ve koşulları
-
Çocukların giderlerine yapılacak katkı
-
Eş lehine talep edilen nafaka veya tazminatlar
-
Yargılama giderleri ve vekâlet ücreti
-
Ortak konut ve ev eşyalarının durumu
-
Gerekli görülüyorsa malvarlığına ilişkin düzenlemeler
Hazırlanan protokol hâkimi kendiliğinden bağlamaz. Hâkim tarafları bizzat dinler, iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirir ve özellikle çocukların menfaatlerini gözeterek protokolde değişiklik yapılmasını isteyebilir. Tarafların bu değişiklikleri kabul etmemesi hâlinde anlaşmalı boşanma gerçekleşmeyebilir.
Çekişmeli boşanma
Eşler boşanma, kusur, velayet, nafaka, tazminat veya diğer sonuçlardan biri üzerinde anlaşamıyorsa süreç çekişmeli olarak yürütülür. Bu durumda dayanılan boşanma nedeni, ileri sürülen olaylar ve bu olayların hangi delillerle ispatlanacağı önem kazanır.
Türk Medeni Kanunu’nda zina; hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış; suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme; terk; akıl hastalığı ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması gibi farklı boşanma sebepleri düzenlenmiştir. Bazı özel boşanma sebepleri bakımından hak düşürücü süreler veya dava öncesinde yerine getirilmesi gereken özel işlemler bulunabilir. Bu nedenle hukuki sebep belirlenirken yalnızca olayın adı değil, gerçekleşme tarihi ve mevcut deliller de dikkate alınmalıdır.
3. Olayları tarih sırasına göre yazın
İlk hukuki görüşmeden önce evlilik sürecindeki önemli olayların kısa ve tarafsız bir kronoloji hâline getirilmesi büyük kolaylık sağlar. Kronolojinin bir roman gibi uzun olması gerekmez. Her olay için tarih, yer, olayın kısa açıklaması, olayı bilen kişiler ve mevcut belgeler belirtilmelidir.
Örnek bir sıralama şu şekilde hazırlanabilir:
-
Evlilik ve birlikte yaşamaya başlama tarihi
-
Çocukların doğum tarihleri
-
Son ortak yerleşim yeri
-
Tarafların fiilen ayrıldığı tarih
-
Daha önce yaşanan ciddi uyuşmazlıklar
-
Şiddet, tehdit veya hakaret iddialarının tarihleri
-
Kolluk, savcılık veya hastane başvuruları
-
Daha önce alınmış koruma ya da uzaklaştırma kararları
-
Evi terk etme veya ortak yaşama ara verme tarihleri
-
Taraflar arasındaki önemli yazışmalar
-
Malvarlığı devri, para çekme veya borçlanma gibi dikkat çeken işlemler
-
Daha önce açılmış dava ve icra takipleri
Kronolojide yalnızca hukuken önemli olabilecek olaylara yer verilmelidir. Abartılı anlatımlar, tahminler veya üçüncü kişilerden duyulan bilgiler ile doğrudan yaşanan olaylar birbirinden ayrılmalıdır.
4. Belgeleri düzenli biçimde toplayın
Boşanma davasında her belge aynı öneme sahip değildir. Belgeleri konu başlıklarına ayırmak, hangi talebin hangi kayıtlarla desteklenebileceğinin görülmesini sağlar.
Kişisel ve ailevi belgeler
-
Kimlik ve iletişim bilgileri
-
Evlilik ve nüfus kayıtlarına ilişkin bilgiler
-
Çocukların okul, sağlık ve bakım kayıtları
-
Çocukların düzenli giderlerini gösteren belgeler
-
Önceki mahkeme kararları ve dava dilekçeleri
-
Koruma veya uzaklaştırma kararları
-
Savcılık ve kolluk başvuruları
-
Sağlık raporları ve reçeteler
Gelir ve gider belgeleri
-
Maaş bordroları
-
SGK ve çalışma kayıtları
-
Vergi beyannameleri
-
Banka hesap hareketleri
-
Kira sözleşmeleri
-
Kredi ve kredi kartı borçları
-
Sağlık, eğitim, barınma ve ulaşım giderleri
-
Çocukların kurs, servis, okul ve bakım masrafları
Malvarlığına ilişkin belgeler
-
Tapu kayıtları
-
Araç bilgileri
-
Banka ve yatırım hesapları
-
Şirket ortaklıkları
-
Sigorta ve bireysel emeklilik kayıtları
-
Ziynet eşyalarına ilişkin kayıtlar
-
Miras veya bağış yoluyla edinilen mallara ilişkin belgeler
-
Evlilik öncesinde sahip olunan malları gösteren kayıtlar
-
Taşınmaz veya araç alımında kullanılan paranın kaynağını gösteren belgeler
-
Borç, kredi ve ödeme planları
Belgelerin asılları güvenli bir yerde korunmalı; mümkünse dijital kopyaları oluşturulmalıdır. Belgeler üzerinde değişiklik yapılmamalı ve içerik bağlamından koparılmamalıdır.
5. Talepleri dava açılmadan önce belirleyin
Boşanma talebi ile boşanmanın sonuçlarına ilişkin talepler aynı şey değildir. Velayet, nafaka, tazminat ve mal rejimi gibi konular farklı hukuki koşullara ve delillere dayanabilir.
Geçici önlemler
Dava devam ederken tarafların nerede yaşayacağı, geçimin nasıl sağlanacağı, çocukların kimin yanında kalacağı ve çocukların giderlerinin nasıl karşılanacağı belirsiz hâle gelebilir.
Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi uyarınca hâkim, dava süresince özellikle eşlerin barınması, geçimi, malların yönetimi ve çocukların bakım ve korunması konusunda gerekli geçici önlemleri alabilir. Bu kapsamda somut olaya göre geçici velayet, tedbir nafakası, ortak konutun kullanımı veya çocukla geçici kişisel ilişki kurulması gibi konular değerlendirilebilir.
Velayet ve kişisel ilişki
Velayet konusunda temel ölçüt anne veya babanın talebi değil, çocuğun üstün yararıdır. Mahkeme değerlendirme yaparken çocuğun yaşı, sağlık ve eğitim durumu, günlük yaşam düzeni, ebeveynlerin bakım imkânları, kardeş ilişkileri ve güvenli yaşam koşulları gibi unsurları dikkate alabilir.
Velayetin bir ebeveyne verilmesi, diğer ebeveyn ile çocuk arasındaki ilişkinin sona ermesi anlamına gelmez. Çocukla kişisel ilişkinin hafta sonları, tatiller, bayramlar ve gerektiğinde görüntülü iletişim dâhil olmak üzere açık ve uygulanabilir biçimde düzenlenmesi önemlidir. Velayeti kullanmayan ebeveyn de çocuğun bakım ve eğitim giderlerine mali gücü oranında katılmakla yükümlüdür. Türk Medeni Kanunu’nun 182. maddesi, velayet ve çocukla kişisel ilişkinin düzenlenmesinde çocuğun menfaatini esas almaktadır.
Çocukların taraflar arasındaki uyuşmazlığın aracı hâline getirilmemesi, diğer ebeveyn hakkında yönlendirilmemesi ve dava için ifade vermeye zorlanmaması gerekir.
Nafaka talepleri
Boşanma sürecinde farklı amaçlara hizmet eden nafaka türleri gündeme gelebilir:
-
Tedbir nafakası: Dava devam ederken eşin veya çocukların geçiminin sağlanmasına yöneliktir.
-
İştirak nafakası: Boşanma sonrasında çocuğun bakım, eğitim ve diğer giderlerine katkı amacı taşır.
-
Yoksulluk nafakası: Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek ve diğer taraftan daha ağır kusurlu olmayan eş tarafından talep edilebilir.
Nafaka değerlendirmesinde tarafların yalnızca maaşları değil; düzenli gelirleri, malvarlıkları, zorunlu giderleri, çalışma durumları ve çocukların gerçek ihtiyaçları da önem taşıyabilir. Talep edilen miktarın hangi giderlerden oluştuğunun belgelerle açıklanması yararlı olur.
Maddi ve manevi tazminat
Boşanma nedeniyle mevcut veya beklenen menfaatleri zarar gören kusursuz ya da daha az kusurlu taraf maddi tazminat; kişilik hakları saldırıya uğrayan taraf ise koşulları varsa manevi tazminat talep edebilir.
Tazminat taleplerinde tarafların kusur durumları, olayların ağırlığı, ekonomik ve sosyal koşullar ile talep edilen miktarın ölçülülüğü birlikte değerlendirilir. Her boşanma davasında kendiliğinden tazminata hükmedilmez; talep ve hukuki şartların ayrıca ortaya konulması gerekir.
Mal rejimi ve malvarlığı talepleri
Boşanma kararı, evlilik sırasında edinilen bütün malların kendiliğinden yarı yarıya paylaştırılması anlamına gelmez. Mal rejiminin tasfiyesinde malın ne zaman ve hangi kaynakla edinildiği, kişisel mal niteliğinde olup olmadığı, borçlar, katkılar ve değer artışları gibi unsurlar incelenebilir.
Mal rejimi tasfiyesi çoğu zaman boşanma davasından ayrı bir talep veya dava olarak ele alınır. Bu nedenle taşınmaz, araç, banka hesabı, şirket hissesi, ziynet eşyası ve borçlara ilişkin belgelerin boşanma davasından önce toplanması önemlidir.
Mal kaçırma veya malvarlığının hızla elden çıkarılması riski varsa, ihtiyati tedbir ve aile konutu şerhi gibi hukuki imkânların somut olay bakımından değerlendirilmesi gerekebilir.
6. Görevli ve yetkili mahkemeyi doğru belirleyin
Boşanma davaları kural olarak aile mahkemesinde görülür. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde belirlenen asliye hukuk mahkemesi davaya aile mahkemesi sıfatıyla bakar. 4787 sayılı Kanun, aile mahkemelerinin görev alanını ve aile mahkemesi bulunmayan yerlerde uygulanacak yöntemi düzenlemektedir.
Yetkili mahkeme ise eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi veya eşlerin davadan önce son defa en az altı ay birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Yanlış yerde dava açılması, yetki itirazı nedeniyle sürecin uzamasına ve ek giderlere neden olabilir.
7. Dava dilekçesini yalnızca bir olay anlatımı olarak görmeyin
Dava dilekçesi, boşanma sürecinin temelini oluşturur. Dilekçede tarafların ve çocukların bilgileri, dayanılan boşanma sebebi, yaşanan olaylar, deliller, geçici önlem talepleri ve boşanmanın sonuçlarına ilişkin istekler açık biçimde gösterilmelidir.
Özellikle şu noktalar dikkatle değerlendirilmelidir:
-
Hangi olayın hangi tarihte gerçekleştiği
-
Olayın kim tarafından ve nasıl bilindiği
-
Her iddianın hangi delille destekleneceği
-
Velayet ve kişisel ilişki bakımından önerilen düzen
-
Nafaka ve tazminat taleplerinin dayanakları
-
Geçici önlem ihtiyacı
-
Yargılama sonunda tam olarak hangi kararların istendiği
Yargılama sırasında yeni iddia veya talep ileri sürme imkânları usul kuralları nedeniyle sınırlanabilir. Bu nedenle dava dilekçesinin aceleyle, eksik bilgiyle veya yalnızca örnek bir metin üzerinden hazırlanması hak kaybına neden olabilir.
8. Delilleri hukuka uygun biçimde koruyun
Mesajlar, e-postalar, sosyal medya paylaşımları, fotoğraflar, kamera görüntüleri, sağlık kayıtları, banka hareketleri, resmî başvurular ve tanık anlatımları boşanma dosyasında önem taşıyabilir. Ancak bir bilginin gerçeği göstermesi, onun her yöntemle elde edilebileceği anlamına gelmez.
Eşin telefonuna, e-posta hesabına, sosyal medya hesabına veya banka hesabına izinsiz erişmek; gizli program kurmak ya da sistematik biçimde hukuka aykırı kayıt almak kişilik hakları, özel hayatın gizliliği ve ceza hukuku bakımından sorun oluşturabilir. Hukuka aykırı elde edilen verilerin mahkemede kullanılması da mümkün olmayabilir.
Mevcut yazışmalar silinmemeli, ekran görüntüleri mümkünse tarih ve taraf bilgileriyle birlikte saklanmalı, orijinal cihaz veya dosya korunmalıdır. Delilin nasıl elde edildiği konusunda tereddüt varsa kullanılmadan önce hukuki değerlendirme yapılmalıdır.
Tanık olarak bildirilecek kişilerin yalnızca taraflardan duyduklarını değil, doğrudan gördükleri veya işittikleri olayları anlatabilecek kişiler arasından seçilmesi daha sağlıklı olur.
9. Mali durumunuzu ve dijital güvenliğinizi gözden geçirin
Boşanma sürecinde günlük hayatın sürdürülebilmesi için kişisel bir bütçe hazırlanması yararlı olabilir. Barınma, çocukların giderleri, kredi ödemeleri, sağlık, ulaşım ve hukuki süreç masrafları ayrı ayrı hesaplanmalıdır.
Kişisel e-posta, e-Devlet, banka ve bulut depolama hesaplarının şifreleri güvenli hâle getirilmeli; iki aşamalı doğrulama kullanılmalıdır. Bununla birlikte ortak malların gizlenmesi, hesaplardaki paranın amaçsız biçimde çekilmesi, belgelerin yok edilmesi veya gerçeğe aykırı borç oluşturulması gibi işlemlerden kaçınılmalıdır.
Maddi durumu avukatlık ücreti ve yargılama giderlerini karşılamaya elverişli olmayan kişiler, koşulları varsa baroların adli yardım bürolarına ve yargılama giderleri bakımından mahkemeye başvurabilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334 ve devamı maddelerinde adli yardımın koşulları düzenlenmiştir. Adalet Bakanlığı, adli yardımı maddi imkânsızlık nedeniyle hak arama özgürlüğünün engellenmesini önleyen bir kurum olarak tanımlamaktadır.
10. Çocuklarla ilgili günlük düzeni kayıt altına alın
Çocukların bakımını fiilen kimin üstlendiği konusunda yalnızca genel ifadeler yerine günlük yaşama ilişkin somut bilgiler hazırlanmalıdır:
-
Okul ve servis düzeni
-
Sağlık kontrolleri
-
Ders ve kurs programları
-
Beslenme ve uyku düzeni
-
Çocuğun özel gereksinimleri
-
Bakımı sağlayan aile bireyleri
-
Aylık eğitim, sağlık ve bakım giderleri
-
Ebeveynlerin çalışma saatleri ve bakım imkânları
Çocuğun diğer ebeveynle güvenli ilişkisinin korunmasına yönelik gerçekçi bir plan oluşturulması önemlidir. Şiddet, bağımlılık, ihmal veya çocuğun güvenliğini etkileyen başka bir durum varsa bu husus somut bilgiler ve mevcut belgelerle açıklanmalıdır.
11. Dava açıldıktan sonraki süreci takip edin
Dava açılmasıyla süreç tamamlanmaz. Dilekçelerin tebliği, karşı tarafın cevabı, ön inceleme, delillerin toplanması, tanıkların dinlenmesi, sosyal inceleme yapılması ve gerektiğinde uzman raporu alınması gibi aşamalar gündeme gelebilir.
Taraflar bu süreçte:
-
Adres ve iletişim değişikliklerini zamanında bildirmeli
-
Mahkeme ve avukat tarafından istenen belgeleri süresinde sunmalı
-
Geçici mahkeme kararlarına uymalı
-
Çocukla kişisel ilişki düzenini ihlal etmemeli
-
Sosyal medya üzerinden dava hakkında saldırgan paylaşımlarda bulunmamalı
-
Tehdit, hakaret veya baskı niteliğindeki iletişimlerden kaçınmalı
-
Mali durumdaki önemli değişiklikleri belgelemelidir
Boşanma kararı verilmesi, kararın aynı gün kesinleştiği anlamına gelmez. Tarafların medeni hâli, karar kesinleşinceye kadar değişmez. Kararın mali sonuçları, çocuklara ilişkin hükümler ve kanun yolu süreci ayrıca takip edilmelidir.
Boşanma öncesinde sık yapılan hatalar
Boşanma sürecinde en sık karşılaşılan hatalardan bazıları şunlardır:
-
İnternetten bulunan örnek dilekçeyi somut olaya uyarlamadan kullanmak
-
Öfkeyle mesaj göndermek veya sosyal medyada paylaşım yapmak
-
Delilleri değiştirmek, kırpmak ya da silmek
-
Eşin özel hesaplarına izinsiz erişmek
-
Çocukları taraf seçmeye zorlamak
-
Malvarlığı belgelerini toplamadan dava açmak
-
Nafaka ve tazminat taleplerini gerekçesiz bırakmak
-
Anlaşmalı boşanma protokolünü sonuçlarını anlamadan imzalamak
-
Ortak konuttan ayrılmanın veya bir maldan vazgeçmenin sonuçlarını değerlendirmemek
-
Mahkeme kararının kesinleşmesini takip etmemek
-
Yalnızca karşı tarafın sözlü vaatlerine güvenmek
İlk avukat görüşmesine götürülebilecek bilgiler
İlk görüşmenin verimli geçmesi için aşağıdaki belgelerin ve bilgilerin hazırlanması yararlı olur:
-
Olayların tarih sırasına göre kısa özeti
-
Mevcut dava, soruşturma ve koruma kararı belgeleri
-
Çocukların eğitim, sağlık ve bakım bilgileri
-
Tarafların gelir ve gider kayıtları
-
Taşınmaz, araç, banka hesabı ve şirket bilgileri
-
Borç ve kredi kayıtları
-
Evlilik öncesi mallar ile miras veya bağış yoluyla edinilen malların belgeleri
-
Önemli mesaj, e-posta ve diğer yazışmalar
-
Tanık olabilecek kişilerin isimleri ve hangi olayı bildikleri
-
Boşanma sonrasında talep edilen yaşam ve çocuk bakım düzeni
-
Nafaka, tazminat ve malvarlığına ilişkin beklentiler
-
Acil tedbir alınmasını gerektiren olaylar
Sıkça sorulan sorular
Boşanma davasında avukat tutmak zorunlu mudur?
Kişinin boşanma davasını avukatsız açması mümkündür. Ancak boşanma davası; velayet, nafaka, tazminat, deliller ve mal rejimi gibi uzun vadeli sonuçlar doğurabileceğinden profesyonel hukuki destek alınması hak kaybı riskini azaltabilir.
Ortak konuttan ayrılmak bütün hakların kaybedilmesine neden olur mu?
Tek başına ortak konuttan ayrılmak velayet, nafaka veya malvarlığı haklarının otomatik olarak kaybedildiği anlamına gelmez. Bununla birlikte ayrılmanın nedeni, zamanı, çocukların durumu ve sonrasındaki davranışlar somut olayda önem taşıyabilir. Güvenlik riski bulunuyorsa öncelik kişinin ve çocukların korunmasıdır.
Anlaşmalı boşanma protokolü sonradan değiştirilebilir mi?
Mahkeme kararı kesinleşmeden önce tarafların iradesi ve hâkimin değerlendirmesi önemlidir. Karar kesinleştikten sonra ise protokoldeki her hükmün değiştirilmesi aynı ölçüde mümkün değildir. Çocukların üstün yararına ilişkin velayet, kişisel ilişki ve iştirak nafakası gibi konular, koşulların değişmesi hâlinde yeniden değerlendirilebilir. Mali konularda ise imza öncesinde sonuçların ayrıntılı biçimde incelenmesi gerekir.
Boşanma davası ne kadar sürer?
Kesin bir süre vermek mümkün değildir. Davanın anlaşmalı veya çekişmeli olması, taraflara tebligat yapılması, tanık sayısı, delillerin toplanması, uzman incelemesi, mahkemenin iş yoğunluğu ve kanun yollarına başvurulması süreyi etkileyebilir.
Mal paylaşımı boşanma davasında kendiliğinden yapılır mı?
Hayır. Boşanma kararı malların otomatik olarak paylaştırılması anlamına gelmez. Mal rejiminin tasfiyesi ve diğer malvarlığı talepleri çoğu zaman ayrıca ileri sürülür ve kendi hukuki koşullarına göre incelenir.
Sonuç
Boşanma sürecindeki ilk hukuki adım, yalnızca dava dilekçesi hazırlamak değildir. Olayların tarih sırasına konulması, belgelerin korunması, çocukların ihtiyaçlarının belirlenmesi, gelir ve malvarlığı kayıtlarının toplanması ve taleplerin açık biçimde ortaya konulması sürecin sağlıklı yürütülmesine yardımcı olur.
Her dosyada boşanma sebebi, kusur değerlendirmesi, deliller ve tarafların talepleri farklıdır. Bu nedenle genel bilgiler üzerinden kesin bir sonuca varmak yerine, somut olayın tüm özellikleri birlikte değerlendirilmelidir.
Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Hukuki görüş veya somut bir uyuşmazlığa yönelik danışmanlık niteliği taşımaz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın koşulları incelenmeden hukuki görüş olarak değerlendirilmemelidir.